sürmek

EŞ ANLAMLILARI
ANLAMLARI
At, araba vb. için yönetip yürütmek, sevk etmek
Başlamış bir iş veya durum devam etmek
Önüne katıp götürmek
Uzatmak, ileri doğru itmek
Dokundurmak, değdirmek
Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek; nefyetmek
Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek
Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak
Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak
Herhangi bir durum içinde bulunmak
Pulluk veya sabanla toprağı işlemek
Olmaya devam etmek
Zaman geçmek
Zaman almak
Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek
Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak
Kovmak, kovalamak, uzaklaştırmak
Pencere, kafes kanatları bir tarafa iterek açmak veya kapamak