bırakmak

EŞ ANLAMLILARI
ANLAMLARI
Elde bulunan bir şeyi tutmaktan vazgeçip tutmaz olmak
Eldeki, sırttaki bir şeyi bir yere koymak
Bir işi başka bir zamana ertelemek
Bir şeyi bir yerde unutmuş olmak
Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek
Geriye kalmasını sağlamak
Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, onu görevlendirmek
Birinin bir şeyi yapmasına engel olmamak
► sarkıtmak
Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak
Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek
Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak
Bıyık veya sakal uzatmak
Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak
► boşamak
Kötü bir durumda terk etmek
Koyup gitmek
Sınıftan veya sınavdan geçirmemek
Bir malı pazarlık sonucu fiyat indirimine razı olarak satmak
Bakılmak, korunmak için vermek
Bir kimseyi beraberinde getirmemek veya götürmemek
Sahiplik hakkını başkasına vermek
Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak
Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek
► koymak
Bir şeyi başkasına iletilmek üzere vermek
Bir şeyi bir kimse veya belli bir amaç için ayırmak
► götürmek
Kâr getirmek, yarar sağlamak
Birilerini koyuvermek, salıvermek
Bir yana itmek, önem vermemek
Kendi hâline terk etmek
Beraberinde bulunması gereken bir şeyi yanına almamak
Bir işi veya çalışmayı bitirmeden sona erdirmek
Bir şey yeni bir duruma dönüşmek
Geride … kalmasını sağlamış olmak
… durumda bulunmasına, … hâle gelmesine sebep olmak
Ölüm sebebiyle kaybetmiş olmak